Ankara travestileri aynı duygularda takılıp kalmayı istemiyor

Hayatta karşımıza çıkan birçok durumda, olanlara verdiğimiz tepkiler ve o an başlayıp sonrasında devam eden duygu durumumuz, aslında bizim bütün hayat kalitemizi etkiliyor desem… Ankara travestileri sosyal yaşamlarında aynı duyguları sistematik olarak takılıp kalmayı sevmiyor. İstediğinizi elde edememek, iş yerinde terfi etmenizi engelleyen bir iş arkadaşı, en mutlu olduğunuz an sevgilinizin sizi terk etmesi… Bu tip durumlarda oluşan negatif duyguların sizi esir alması, uzun süre sinirle, korkuyla, endişeyle yaşamanız toplumda normalkabul edilse de aslında işin özünde, bu duyguların yarattığı düşüncelerle baş etmek ve çoğu zaman bunda başarısız olmak; bu duygu ve düşüncelerin sizde uzun süreli yer etmesi ve devamında kendi sağlığınıza ve hayattaki durumunuza daha da çok zarar vermesi şeklinde sonuç veriyor.

Bu konu hakkında araştırma yapmakla ilgili motivasyon kaynağım, kendimde ilgili son zamanlarda keşfettiğim bir durum olan, bazı zamanlarda “kopmak” ile ilgili yaşadığım zorluklar oldu. Örneğin bir seyahatte kiraladığım araba ile ayrılırken içimde minik de olsa bir hüzün olması, hayatımdan çıkardığım insanların benden sonraki hayatlarında yapmış olduğu hataları görünce/ duyunca sinirlenmem gibi, aslında benim hayatımla direkt alakalı olmayan bir takım yan etkenler, benim duygu durumumu etkiliyor ve arkasından birçok düşünce getirerek zihnimi gereksiz derecede meşgul ediyordu. Bu konuyu, hem beni çok iyi tanıyan hem de hayattaki en iyi arkadaşım diyebileceğim, mentorum sevgili babama açtığımda, bana teşhisi anında söyledi. Bende, eşyaya, aileye, arkadaşa karşı olan sahiplenme duygusu sebebiyle eşyalardan, insanlardan veya bazı duygulardan koparken zorluk yaşadığımı söyledi babam. Bu tam nokta atışı olan tespitle bende de bir ampul yandı ve gerçekten de, örneğin eşyalarıma karşı da sahiplenici olduğum için neredeyse hiçbir zaman gardırop temizliği yapamadığımı fark ettim. Yıllarca kullanmadığım ve bana şu an iki beden büyük elbisemi bir arkadaşıma temelli verirken hissettiğim hüzün birçoklarına göre anlamsız olsa da, bir insan olarak engelleyemediğim, daha doğrusu nasıl baş edeceğimi bilmediğim bir duyguydu. Kendi kendime çözümleme yapmıştım hatta o gün. Arkadaşımı seviyorum, elbiseyi asla giymeyeceğim, arkadaşıma faydası olacağı için çok mutluyum, peki neden üzülüyorum?

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın